Motus

Hareketle İlişkili Beden

Donmuş anlar değil, hareketli yankılar. Motus, bedeni jest ve hafıza, ritim ve nefes arasında akış halinde yakalar.

Motus vücut ve hareket arasındaki ilişkiyi araştıran bir şemsiye projedir. Atletik performans veya koreografik bir gösteri olarak hareket değil, duygusal kalıntı olarak hareket: omuzda tutulan gerginlik, nefesin yayılması, bir jestin ardından kalan yankı. Proje, stüdyo çalışmasından sokak karşılaşmalarına, uzun pozlamadan doğaçlamanın donmuş anlarına kadar, her biri kendi görsel dili, metodolojisi ve bağlamı olan çok sayıda modu kapsar.

İçinde Akı, beden geçiş ve belirsizlik hallerinde var olur. Bazı görüntüler, uzun pozlama kullanarak eti yumuşak bir bulanıklıkla gösterir—cilt ve saç, karanlığa karşı sıcak tonlara dönüşür, beden donmak yerine birikir. Diğerleri keskin ama aynı derecede akıcıdır: figürler, etraflarında katlanan, açılan ve şekillenen beyaz kumaş veya kağıtla etkileşime girerek, kısmen origami, kısmen kanat, kısmen de görünür hale gelen nefes gibi formlar yaratır. Her iki durumda da, beden ve malzeme, hareketsizlik ve hareket arasındaki sınır kasıtlı olarak belirsiz kalır. Referans resimsel niteliktedir — Gerhard Richter'in fotoğraf-resimleri, kesinlik atmosferde eriyip gider — ama aynı zamanda heykelsi de, kumaş ve bedenin ayırt edilemez hale geldiği Helenistik mermer heykellerin örtülü figürlerini anımsatır.

Fotoğraflar, sanat yönetmeni Meryem Aydın ile işbirliği içinde geliştirilen, farklı bir metodoloji sunuyor. Beş çağdaş dansçıya bir dizi gündelik nesne gösterildi — bir ayna, asılı bir balık, bir sünger, güller, buruşuk bir kağıt — ve nesnenin şeklini taklit etmek yerine, nesnenin uyandırdığı duyguyu bedenleriyle ifade ederek doğaçlama hareketlerle tepki vermeleri istendi. Ortaya çıkan fotoğraflar, Aydın'ın nesne fotoğrafları ile Yıldırım'ın dansçı fotoğraflarının bir araya getirildiği diptik olarak sunuluyor. Burada hareketsizlik, hareketin yokluğu değil, onun kristalleşmesi, dürtünün forma dönüştüğü an.

Aceleyle / Ayaküstü projeyi sokağa taşıyor. Dört yıl boyunca, balerinler İstanbul'un kentsel dokusunda kendiliğinden ortaya çıktılar — geleneksel sahnelerden metroya, sokaklara, kafelere ve tarihi meydanlara adım attılar. Ancak odak noktası dansçılar değil, bu olağanüstü anlara tanık olan şehir sakinlerinin ifadeleri: şaşkınlık, merak, kayıtsızlık. Şehre tutulan ayna, anlamını yoldan geçenlerin yüzlerinde buluyor. Proje, 2014 yılında İstanbul'da ve 2019 yılında Almanya'daki Volksbank Heilbronn'da sergilendi ve Berlin sokaklarında devam ediyor. Metropolün sürekli dönüşen mekanlarına zarafetleriyle kontrast oluşturan balerinler, sanatçı ile yaya arasında kasıtlı bir mesafe yaratarak yabancılaşmayı ifade ederken, bize kentsel yaşamın geçici ruhunu hatırlatıyor.

Tüm modlarda, Motus aynı soruyu sorar: beden, zihnin henüz adlandırmadığı neyi bilir? Étienne-Jules Marey'in kronofotografları hareketi sıralı aşamalara ayırdı; Eadweard Muybridge ise dörtnala koşan atı dondurdu. Motus tam tersi bir yaklaşım benimser: analiz değil sentez, ayrılık değil birleşme. Deklanşör bulanıklığı biriktirmek için açık kalırsa da, tek bir nefes yakalamak için kapanırsa da, proje hareketi belgelenecek bir eylem olarak değil, zihne ulaşmadan önce bedende hissedilen bir şey olarak ele alır.

Proje devam etmekte olup, yeni modlar geliştirilmektedir. Seçilmiş eserler, Artsper, Saatchi Art ve Artmajeur aracılığıyla sınırlı sayıda arşiv baskısı olarak temin edilebilir.

FLUX